Anasayfa Odadan Sorumsuzca Hazırlanan İmar Affının Sorumluluğu Yapı Tasarımcılarına Yüklenemez!

Sorumsuzca Hazırlanan İmar Affının Sorumluluğu Yapı Tasarımcılarına Yüklenemez!

20 Feb 2019

11 Mayıs 2018’de İmar Kanunu’na eklenen Geçici 16. Madde ile tüm Türkiye’de kaçak yapılaşmanın önü açılmış, vatandaş devlet eliyle hukuksuz iş yapmaya yönlendirilmiştir. Ülkemizin büyük bir bölümü 1. Derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. Buna rağmen imar barışı cezbedici hale getirilerek kaçak yapıların yasal zemine oturtulması garanti edilmiştir. Hatta akıl tutulması yaşayanlar, yasanın tanıtımlarında mimara, mühendise gerek olmadan tapu alacaksınız diyerek felakete davetiye çıkarmışlardır. Olası yıkım, can ve mal kayıplarında sorumluluk vatandaşa verilmiş, devlet kanadı yalnızca para toplayan bir sisteme dönüştürülmüştür. Uygulamasına halen devam eden “İmar Barışı” düzenlemesinin yanlışlığı Kartal’da yıkılan bina ile bir kez daha gözler önüne serilmiştir. 

Kartal faciasında son olarak ruhsat projesine imza atan proje müellifleri gözaltına alınmış ve mimari proje müellifi ile teknik uygulama sorumlusu tutuklanmıştır. Ruhsat projesine aykırı şekilde eklenen kaçak 2 kat, zemin katta kesilen kolonlardan dolayı tahribata uğrayan taşıyıcı sistem göz ardı edilmiş, ruhsata aykırı kaçak yapılaşmaya gözünü kapatan yerel idarede, barış adı altında af getiren yönetimde hiç sorumluluk görülmemiştir. Ülkemizin dört bir tarafı kaçak yapılaşmaya kurban edilmiş, Kartal olayından sonra ayakta durması şans olan binlerce bina ortaya çıkmıştır. Acıdır ki, vatandaşın sosyal medyada gördüğü garabet binalar, idareler tarafından da aynı mecrada görülerek hayretle karşılanmaktadır.

Kartal’da yaşananlar ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır. 1999 Depremlerinde yıkılan binaların her türlü sorumluluğu, yapının projeye aykırı yapılmış olması, kolonların kesilmesi, üstüne kaçak kat çıkılması gibi durumlara bakılmaksızın yine proje müelliflerine ve şantiye şeflerine yüklenmiş, teknik uzmanlar o gün de suçlu arayan yönetimlerin günah keçisi olmuştur. Bilime, mimarlığa ve mühendisliğe sırtını çeviren ve bununla övünen zihniyet yine sorumluluktan kaçmış, ceza, işini yapmaya çalışan insanlara kesilmiştir. Bugün, içinde nefes dahi alamadığımız kentler bu köhne zihniyetin eseridir.

1999 Depremlerinin 20. Yılını yaşadığımız bu çağda, gelişen teknoloji ile birlikte yapım sistemleri, araçlar ve malzemeler değişmiş, ancak bu sığ anlayış mevcudiyetini koruyarak kentlerimizi tanınmaz hale getirmeye devam etmiştir.

Kartal’da ve daha sonra yaşanması olası tüm yıkımlarda, sorumluları görmek için süreci yönetemeyen, kontrol edip önlem almayan idarelerin ve kaçak yapılaşmayı teşvik eden yönetimin aynaya bakması yeterlidir. 

1999 Depremlerinde yaşadığımız yıkımın hatıraları her benzer hadisede kendini yeniden göstermektedir. Yaşanan faciada verilen göstermelik cezalar, 1. Derece sorumlu olan yapıdan sorumlu belediyenin başkanı, başkan yardımcısı, imar müdürü, müteahhit ve kontrol mühendislerini aklayamaz. 

İmar barışı düzenlemesinin meslektaşlarımız ve vatandaşlarımız için geleceği tehlikeli bir sürecin başlangıcı olduğunu hatırlatıyor, olayla ilgili kim olursa olsun, asıl sorumluların ortaya çıkarılması yönündeki çağrımızı tekrarlıyoruz.

Saygılarımızla.

TMMOB MİMARLAR ODASI

KOCAELİ ŞUBESİ