17. YILINDA 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİNİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!
18 Ağustos, 2016.

Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi -17.08.2016
Önceki Şube Başkanımız, depremin 16.yıldönümü anma programı kapsamında, geçen yıl yaptığı basın açıklamasına tüyler ürperten SESİMİZİ DUYAN VAR MI? diyerek başlamıştı. Ve devam etmişti: Bilimin ışığından uzak, rant ve para hırsına kurban etmeye çalıştığınız, bizim de meslek insanları olarak her seferinde hayır deyip durdurmaya çalıştığımız kararların, bu doğrultuda yapılan uygulamaların yol açtığı sonuçlar canımıza mal oluyor ve biz bunu tam 16 yıldır, hatta daha da öncesinden bu yana hiç bıkmadan usanmadan anlatmaya çalışıyoruz. Bugün ise, bu konuşmanın üzerinden 1yıl, koskoca 365 gün daha geçti. Sorunlar azalacağına katlanarak artmaya devam etmekte.
Ülkemizin önemli bir gerçeği olarak yaşadığımız tüm depremlerde denetimsizlik, ihmal, hırsızlık, rant uğruna, kentlerimizi, binalarımızı, kimliğimizi, belleğimizi ve daha da önemlisi bir daha yerine koymamızın asla olanaklı olmadığı canlarımızı yitiriyoruz. 
Tüm mühendislik, mimarlık ve şehir planlama bilim dallarını bünyesinde barındıran TMMOB’de bunca meslek üyesi, bunca bilim insanı yıllardır kamu yararı gözeterek, gönüllülük esasıyla emek vererek, hepimizin daha güvenilir, daha sağlam herkesin canını koruyabileceği yapılar, bu yapılardan oluşan yaşanabilir kentler ve nitelikli yaşam çevreleri oluşturmak için, hep bir arada yıllardır mücadele vermekte, ama her seferinde 'her şeye muhalefet etmekle' suçlanmaktadır. Bu suçlamaların giderek cezaya dönüştüğü, meslek odalarının etkisizleştirildiği, hatta yok edilmesi için gereken tüm yasal düzenlemelerin bir biri ardına yapıldığı bir süreç yaşıyoruz. 
Mesleki denetim yetkilerimizin elimizden alınmasının, bizleri cezalandırmak olmadığını, aslında kandırılan, denetimden yoksun yapılarda yaşamak zorunda bırakılan gerçek muhatapların vatandaşlarımız olduğunu kamuoyuna anlatmaya çalışıyoruz. Yurt dışından meslek adamlarının ülkemize gelip hiçbir denetime tabi tutulmadan çalışmalarının önünü açan yasal düzenlemelerin de denetimsiz yapılaşmayı körükleyeceğini, mağdur olacakların biz meslek insanlarından daha çok yine ülke ve vatandaşlarımız olduğu gerçeğinin altını ısrarla çiziyoruz. 
Geçen bunca yıl sonunda afete duyarlı hale gelip önlemler almak bir yana, afet sonrası toplanma alanları olarak ayrılan alanlara AVM'ler veya konutların, rezidansların yapıldığını, henüz yapılaşmamış ve sayıları giderek azalan yeşil alanların yenilerini yapmak için plan tadilatlarına götürüldüğünü, son alınan kararlarla kent içindeki askeri okul ve alanların boşaltılmasıyla ortaya çıkan yeni arazilerin bazılarının iştahını kabarttığını yakından görüyor ve basından izliyoruz. Olası bir İstanbul depremi kapıda bekliyor. Ama başta İstanbul olmak üzere çoğu deprem tehdidine maruz tüm kentlerimizde yeni yapılaşmalar için 'Afet' sözcüğü kullanılarak yasalar çıkarılıyor, betonlaşma bir yarışa çevriliyor, kentsel dönüşüm adı altında yeni fırsatlar yaratılıyor ve insanlar yönlendiriliyor. Bizler TMMOB üyesi mimarlar, mühendisler olarak dayanıksız, meslek insanlarının yetkinliğinden, bilgilerinden yani bilimden uzak, plansız, sadece yapmak, satmak ve kazanmak uğruna inşaatlar yapılmasına, plan tadilatlarına hayır diyoruz! Rantı kolaylaştırabilmek, yönetimini sürdürebilmek için afet yasalarını kullanan zihniyetin karşısında duruyoruz. Direniyoruz. Şehircilik ve planlama ilkelerini önemsemeyen, rant uğruna ülkenin bütün doğasını tahrip eden ve binlerce yurttaşımızı büyük ve yeni tehditlere maruz bırakan sorumlulara sesleniyoruz. 'Sesimizi duyun artık' diye.

Saygılarımızla,

Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi

https://www.facebook.com/mimarlarodasi.kocaelisubesi?fref=nf&pnref=story