Deprem Bilimcilerden 10 Maddelik Çağrı
19 Mayıs, 2015.

Deprem Bilimcilerden 10 Maddelik Çağrı

24.07.2009

Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji

 

6 ve 7 Temmuz tarihlerinde İTÜ İnşaat Fakültesinde UNESCO destekli bir çalıştay gerçekleştirildi. Bu çalıştay 17 Ağustos 1999 Kocaeli-Gölcük Depreminin yaklaşık 10 yıl sonrasına denk geldi ve Özel bir gündem düzeni içinde toplandı.

 

Japan International Cooperation Agancy - JIC'nın da katkılarıyla oluşan bu toplantının birinci gününde Şili, Mısır, Endonezya, İtalya, Japonya, Kazakistan, Meksika, Peru, Romanya ve Türkiye'den katılan uzmanlar, devletin ve yerel yönetimin üst düzey yöneticilerine, beklenilen ve gerçekleşme olasılığı giderek artmakta olan yıkıcı deprem ve depreme hazırlık konusunda değerlendirmeler yaptı, onların görüşlerini aldı, yaptıklarını ve yapmakta olduklarını dinledi. İkinci günde ise teknik elemanlar arasındaki tartışmalara ağırlık verildi.

 

Uluslararası Deprem Zararlarını Azaltma Platformu - International Platform for Reducing Earthquake Disasters – IPRED’in İTÜ ile birlikte yaptığı bu etkinlik İstanbul Büyükşehir Belediyesince yerel yönetimler arası bir işbirliğinin ivme kazanması açısından da destek buldu.

 

"İnsanımız Çözümün Parçası Olmalıdır" sözü çalıştayın konusunu ve ana fikrini özetlemektedir. Bu sonuca uzun soluklu bir bilgilendirme ve eğitim programı ile ulaşılabilir. Bu olmadan insanımızın karşı karşıya olduğu deprem tehlikesinin büyüklüğünü doğru değerlendirme ve gereklerini yerine getirme olanağı yok. Maddi olanakları olsa da, yaşamını birdenbire yitirebileceğini bilmiyor. Bu gerçeklerin ona anlatılmasının sorumluluğu ise olayın bilincindeki yetkin insanlara kalıyor. Karar verici durumda olanlar en büyük sorumluluğu taşıyorlar.

 

Ruhsatlı, ruhsatsız, iskânı alınmış ya da alınmamış, içinde yaşayanın dinine, ırkına ve cinsiyetine bakmaksızın, hepsini birden sarsacak yıkıcı bir deprem, herkesin siyasi, dini, milli görüşleri üstünde işbirliğini gerekli kılan bir olgudur. Jeofizik, jeolojik, jeoteknik olaylar yukarıdaki ayırımlardan habersiz ve ülke sınırlarını tanımadan, sadece fizik kurallara uyarak, duraksamaksızın gelişmek' te ve yıkıcı bir deprem giderek yaklaşmakta. Bu bilimsel bir gerçek.

 

Bu çalıştayda vurgulanan bazı sonuçlar:

 

1- Yıkıcı bir depremin bölgeyi etkileme olasılığı artıyor.

 

2- Deprem sonrası afet yönetimi hazırlıklarından daha önemlisi deprem öncesinde yapılması gerekenlerdir.

 

3- Siyaset üstü bir işbirliği geliştirilmeli; böylelikle araştırmacıların, yöneticilerin ve halkın bir araya gelmesi sağlanabilecektir.

 

4- Kaçınılmaz olan onarım ve güçlendirmenin halkın desteği alınmadan, halka rağmen yapılması mümkün değildir. İstanbul Deprem Master Planı'nın bu doğrultudaki önerileri önemsenmeli ve kesintisiz uygulanmalı.

 

5- Bir yandan insanlarımız "aydınlatılıp eğitilirken diğer yandan geçen süre içinde toplanan tüm veriler ışığında yeni ve gerçekçi hedefler belirlenmeli. Aynı bağlamda etkin işletilemeyen inşaatları sigortalama ve denetim işleri birleştirilerek ayırımsız tüm yapılara ödünsüz ve bağlantılı olarak uygulanmalı.

 

6- Hastane, okul, yönetim binaları dışındaki, yönetmelikçe önemli binalar arasında sayılmayan çok sayıdaki binanın, beklenen depremde yerle bir olmaması için toptan göçmesi önlenmeli. Basit ve ucuz yollarla toptan göçmenin önlenmesi olanağı vardır.

 

7- Bu amaçla Mühendislik Hizmeti Destek Birimlerinin kurulması ve elemanlarının ve insanımızın bu yönde eğitilmeleri gereklidir.

 

8- Bu birimlerin yapacağı ilk etkinliklerin başında yapı planlarının, en azından kritik kat planlarının bulunması geliyor. Bunları sayısallaştırılmış olarak elde etmenin yolları kolaylaştırılmalı. Bu aşama, bilgilendirilmiş halkın katkıları ile hızlandırılabilinir.

 

9- Mühendislik Hizmeti Destek Birimlerinin eğitilmiş mühendisleri, sayısallaştırılmış kat planları üzerinde çalışarak, toptan göçmenin önlemlerini kararlaştırıp yine sayısallaştırılmış olarak insanımıza iletilebilecektir.

 

10- Güçlendirme çeşitli yollarla çekici hale getirilecek ve ücretsiz teknik denetleme sağlanacaktır.

 

Kesintisiz sürdürülmesi gereken bu yöndeki çalışmalara yeni bir ivme kazandırması dileğini taşıyarak saygı ile sunulur.

 

Organizasyon Komitesi Adına, Prof. Dr. Faruk Karadoğan